29 Nisan 2008 Salı

Keşke

Can DÜNDAR'ın 'Yarim hazıran' kitabından hoş bir yazı...


Keşke

Teypte eski bir Cohen şarkısı:

‘Yolumu gözleyen bir kadını terk ettim / karşılaştık bir süre sonra / ‘Gözlerinin feri sönmüş’dedi bana : / ‘Aşkım, ne oldu sana?’/ Böyle gerçeği söyleyince / ben de doğru söylemeye çalıştım ona / ‘Senin güzelliğine ne olduysa’ dedim, / ‘benim gözlerime de o oldu’.’

8-10 dizeye sıkıştırılmış hazin bir aşk hikayesi…

Buruk; kırılmış oyuncaklar kadar …

Ve yenik; ‘keşke’li cümleler gibi …

Bu sözcüğü kaç konuşmanızın başına eklemişseniz onca ıskalamışsınızdır hayati…

Dört mevsimlik bir sene olsa ömür, ‘keşke’ , onun güzüne denk gelir.

Hepten vazgeçmek için erkendir, telafi etmek için geç…

Mağlubiyetin takısıdır ‘keşke’…

Kaçırılmış fırsatların, bastırılmış duyguların, harcanmış hayatların, boşa yaşanmış ya da hakkıyla yaşanamamış yılların, gecikmiş itirafların ağıtıdır.

Çarpılıp çıkılmış bir kapıda, yazılıp yollanmamış bir mektupta, göz yumulmuş bir haksızlıkta, vakit varken öpülmemiş bir elde, dilin ucuna gelip ertelenmiş bir sözdedir.

Feri sönmüş bir çift gözde yada yitip gitmiş bir güzelliğin ardından iç çekişte…

‘Yolunu gözlemeseydim’ , ‘öyle demeseydim’ , ‘terk edip gitmeseydim’, ‘en güzel yıllarımı vermeseydim’ diye diye sızlanır gider.

‘Keşke’ nin panzehiri ‘ İyi ki’ dir.

İlki ne kadar pısırıksa, ikincisi o denli yiğittir.

‘Keşke’, çoğunlukla bir ‘ahh’la kopup gelir ciğerden…esefler, hayıflanmalar,yerinmeler sürükler peşinden…

‘İyi ki’ ise, muzaffer bir ‘ohh’la büyür;cüretiyle öğünür.

‘Keşke’li cümleler nasıl yaşanmamışlığı,yarım kalmışlığın o ezik tuzu kuruluğu varsa, ‘İyi ki’liler de göze alabilmişliğin,tadına varabilmişliğin mağrur yaraları kanar..

Okulu hiç kırmamışsınızdır, sinemada öpüşmemişsinizdir; dokundurtmamışsınızdır kendinize, bir kez olsun gemileri yakmamışsınızdır.

Konuşmanız gerektiğinde susmuş,koşacağınız zaman durmuş,sarılacağınız yerde kopmuşsunuzdur.

Bir insana,bir işe ,bir davaya ömrünüzü adamışsınızdır.

O insanın, o işin,o davanın, bunu hak etmediğini sezmenin hayal kırıklığındadır ‘keşke’…

‘Şimdiki aklım olsaydı’ dövünmesindedir.

Geriye dönüp baktığınızda,ayıplara,yasaklara,korkulara,tabulara feda edilmiş, ‘Ne derler’e kurban verilmiş,son kullanma tarihi geçmiş bir yığın haz,bilinçaltından el sallar.

‘Keşke’cilerin hayatı, kasvetli bir pişmanlıklar mezarlığıdır.

‘İyi ki’ öylemi ya…!

Onda’ yara bere içinde de olsa, yana yana,ama doyasıya yaşamış olmanın iç huzuru ve haklı gururu haykırır.

‘İyi ki’lerinizi toplayın bugün ve ‘keşke’leriniziden çıkartın.

Fazlaysa kardasınız demektir.

Aldırmayın yüreğinizdeki kraplara,mahzun hatıralara…Rüzgarlarla koştunuz ya…

‘Keşke’lerini, ‘İyi ki’lerden çoksa…

Telafi için elinizi çabuk tutun.

Tutun ki, yolunuzu gözlerken terk ettiğinizle bir gün yeniden karşılaştığınızda siz susarken, feri sönen gözleriniz ‘keşke’ diye nemlenmesin.

Hiç yorum yok: